Bu web sitesinin tam işlevselliği için çerezlere ihtiyaç duyulmaktadır. Lütfen çerezleri etkinleştirin ve tarayıcınızı yenileyin. Yenilendikten sonra, çerez yönetimi metin kutusu gösterilecektir.

Bu web sitesi, işlevsellik, yardım ve istatistik nedenleriyle çerezleri kullanmaktadır. Bu ayarı istediğiniz zaman "ayarları değiştir" i tıklayarak değiştirebilirsiniz. Bu çerezleri kullanmayı kabul ederseniz lütfen "Evet, Kabul ediyorum" düğmesine tıklayın. Gizlilik politikamız

Yol Araçları Teknolojisinde IoT Devrimi

Mobil hidrolik sistemlerin dijital kontrolü, enerji verimliliğini artırıyor ve mobil iş makinelerini Nesnelerin İnternetine (IoT) hazır duruma getiriyor.

 
 
 

04/10/2017 | Türkiye | Ürün Haberleri

…Vardiya başlangıcında, inşaat makinesinin sürücüsü ekskavatörü çalıştırır. Ağa bağlanır, otomatik olarak iş sahasını ve üzerinden çalışılan işin bilgilerini yükler. Kısa bir yazılım güncellemesi, motoru hava durumu tahminine göre otomatik olarak ayarlar. Ayrıca belirli bir bileşen, 100 çalışma saati içinde kritik bir duruma erişecek olursa ve değiştirilmesi gerekiyorsa ekskavatör, ustabaşına bu durumu bildiren bir elektronik posta gönderir…

Hareket tahriki ve hidrolik uygulamalarının kontrolü için dijital ünite ve yazılımların kullanımının gün geçtikçe artması, çok yakında bu senaryonun gerçeğe dönüşeceğini gösteriyor.

Ağırlığı birkaç ton olan mobil iş makinelerinin işlevlerinin kontrolü için yazılım kullanımı gittikçe yaygınlaşıyor. Mobil hidrolik sistemlerin elektronik hale getirilmesindeki amaç, ilk aşamada yakıt tüketimini azaltmak ve karmaşık süreçleri basitleştirmekti. Şimdiyse hedeflenen iş ve tarım makinelerinin Nesnelerin İnterneti ile bağlantısını kurmak…

Elektronik donanıma sahip mobil hidrolik sistemleri, daha az yakıt tüketimi ve egzoz tüketimi için olduğu gibi işlevlerin yazılıma transferinde de büyük rol oynayacak. Bu sayede yardım sistemleri, operatörün günlük görevlerini azaltacak ve tehlikelere karşı koruma sağlayacak. Yapılandırılabilir ve açık olan yazılım ve donanım mimarisi, uygulamaların istenen ihtiyaçlar doğrultusunda, düşük maliyete yapılmasına olanak tanıyacak.

Gelecekte bilginin mobil elektronik cihazların kontrol ünitesi ve veri bulutu arasındaki veri değişiminin sorunsuz olması hedefleniyor. Bu da uygunluk ve verimliliğin artacağı anlamına geliyor. Üstelik veri kullanımı sayesinde yepyeni işletme modelleri yaratılabilecek. Kısacası yazılımlar, sahada kullanılan mevcut makinelerin teknolojisini geride bırakacağa benziyor.

Makinedeki tüm kontrol üniteleriyle yakından etkileşim

Son 15 yıl içinde uygulamaların ve hareket tahrik hidrolik sistemlerinin elektronik hale getirilmesi büyük ölçüde hız kazandı. Hareket tahriki ve uygulama hidrolik sistemleri, yanmalı motordan sonra performansı en çok belirleyen bileşen grupları. Diğer bileşenlerden daha gelişmiş teknoloji, güç yoğunluğu ve sağlamlık sunarken, dijital kontrol bağlantıları sebebiyle enerji tasarrufu da sağlıyor.

Teknolojinin öncü ismi Bosch Rexroth, bu alanda sinerjilerden yararlanmak üzerine yoğunlaşıyor. Mobil hidrolik sistemleri uzmanları, Bosch'un motor elektroniği alanındaki geliştirici ve programcılarıyla yakın çalışmalar sürdürüyor.

Sürecin bu kadar ilerlemesini sağlayan ilk neden, dünya çapındaki emisyon gerekliliklerinin yaygınlaşmasıydı. Üreticilerin, yalnızca egzoz son işlem yöntemleriyle belirlenen değerlerin altında kalması mümkün olmuyor. Bunun yerine genellikle daha küçük turboşarjlı motorları daha düşük hız aralıklarında maksimum torkta kullanarak emisyonu azaltmayı hedefliyorlar. Bu da daha az enerji kullanarak aynı performansı göstermesi beklenen hidrolik sistemleri olumsuz etkiliyor.

Çözüm ise motor ve hidrolik sistem arasındaki veri alışverişi, değişken pompaların kullanımı ve motora göre ayarlanan akıllı performans yönetimidir. Ancak birbirinden farklı birçok mobil iş makinesi için tek bir çözüm düşünülemez.

Bosch bunun yerine mobil elektronik sistemler, yazılım, kontrol paneli ve elektrohidrolik bileşenlerden oluşan bir modüler sistem geliştirdi ve bunu, ölçeklendirilebilir sistem çözümlerini yapılandırmak için kullandı. Genellikle önceden belirlenen işlevlerin artık araç üreticisi tarafından programlanması gerekmiyor, daha kolay bir parametrelendirme yapmak yeterli oluyor. Özel bir işlev gerekiyorsa da Rexroth'un açık yazılım mimarisi MASAR, olabildiğince az çaba göstererek ekleme yapma özgürlüğünü sunuyor.

Rutin görevleri yardım sistemlerine bırakın

Dijital olarak kontrol edilen uygulama hidrolik sistemleri, yakıt tasarrufu yapan bileşenler arasındadır. Farklı pompalar ve akıllı kontrol gibi yöntemlerle motor hızının çalışma performansını engellemez. Bunun yanı sıra elektrohidrolikler, manevra ile önceden manuel olarak gerçekleştirilen diğer işlemlerin otomatik hale getirilmesini mümkün kılar.

Elektrohidrolik bağlantı kontrolü, traktörlerde birkaç yıl önce standart özellikler arasına girerken, yardım hizmetlerinin tıpkı otomobillerde olduğu gibi operatörün rutin görevlerini azaltacağı ve olası tehlikelere karşı koruma sağlayacağı tahmin ediliyor. Rexroth ve Bosch'un geliştirme departmanları, standartlara uyan güvenli işlevler sağlamak ve bu sayede üreticilerin mühendislik çalışmalarını kolaylaştırmak amacıyla sıkı bir çalışma yürütüyorlar.

Veri bulutu, sahada oluşabilecek hataların önüne geçer

Motor ve hidrolik kontrol birimleri arasındaki iletişim ilk aşamayı oluşturuyor. Bu özellik, halen sahada kullanılan son teknoloji makinelerde kapsamlı olarak kullanılıyor. Geçilmesi gereken bir sonraki aşama, üst seviye sistemler arasında veri alışverişi yapılmasıdır. Şu anda uluslararası ağır makine üreticileri ve başlıca filo işletmecileri, mobil iş makinelerini Nesnelerin İnterneti ile donatmak için büyük ölçüde yatırım yapmaya başladı. Üzerinde çalışılabilecek birçok seçenek arasından önleyici bakım çalışmalarına öncelik veriliyor.

Sahada meydana gelen hatalar, operatörlere kabarık faturalar çıkartıyor. Uzak alanlara teknisyenin ya da değişim aracının ulaşması saatler, hatta günler alabiliyor. Ağ kurmanın, özellikle bu alanda uygunluk durumunu belirgin şekilde yükseltebileceği öngörülüyor. Bunu uygulamak için hidrolik sisteme farklı basınç, sıcaklık ve titreşim gibi sensörlerin eklenmesi gerekiyor. Elde edilen veri, mevcut kontrol ünitelerine gönderilerek, merkezi radyo ünitesi üzerinden kablosuz iletimi sağlanıyor. Veriler, operatörün ya da üreticinin özel sunucusuna ya da markasız Bosch IoT bulutuna iletilebiliyor.

Yazılım algoritmalarının, ilerlemekte olan bir aşınmayı hataya dönüşmeden önce saptayarak gerekli bakım önlemlerinin alınmasını sağlaması için çalışılıyor. Rexroth, bu gibi algoritmaları geliştirebilmek için hidrolik ürün ve şanzıman bilgilerinden yararlanıyor. Sonuçta, yalnızca aşınmış parçaların değiştirilmesi üzerine sahada çok daha az hatanın yaşanacağı ve bakım maliyetlerinin düşeceği öngörülüyor.

Ayrıca mobil iş makineleri için evrensel kontrol paneli BODAS DI4, ağ tabanlı uygulamalar için özel olarak optimize edildi. Serbestçe programlanabildiği için özel görselleştirme ve görev ataması yapılabiliyor. Ayrıca devreye alma ve hizmeti kolaylaştırıyor. Ekranı yönetici olarak kullanan yetkili teknisyen ya da operatörler, uygulama ve hareket tahrik hidrolik sistemleri için Rexroth'un diğer BODAS kontrol ünitelerine erişim sağlayabiliyor. Aktif ve kaydedilmiş hataları gösteren ekran, arıza tespitini hızlandırıyor.

Detaylı Bilgi İçin:

Seda Tacer, Bosch Rexroth

(262) 676 00 46
seda.tacer@boschrexroth.com.tr

Tuğçe Yücel, Ünite İletişim

(212) 272 93 13
tugce.yucel@unite.com.tr

www.unite.com.tr

Bosch Rexroth Türkiye Hakkında

Bosch Rexroth AG'nin Türkiye'deki faaliyetleri 1976 yılında Hidropar A.Ş. adıyla başlamış ve Mayıs 2001'den itibaren, Bosch Rexroth Otomasyon San. ve Tic. A.Ş. adıyla devam etmiştir. Gebze'deki satış ofisi ve Bursa'daki seri üretim fabrikasıyla bugün, 120.000 m2’lik bir alan ve 1.000'e yakın çalışan sayısına ulaşmıştır. Bosch Rexroth A.Ş., Gebze'deki tüm satış öncesi ve sonrası mühendislik çalışmalarıyla birlikte sistem tasarım, montajı ve testi, satış sonrası eğitim ve saha servis hizmetleri vermektedir. Bursa'daki seri üretim tesisinde hidrolik uygulamalarda kullanılan valfler ve hidrolik pompalar üretilirken, üretim hacminin %90'undan fazlası Avrupa ve dünya pazarlarına ihraç edilmektedir.

Bosch Rexroth’un ekonomik, hassas, güvenilir ve enerji tasarrufu sağlayan tahrik ve kontrol teknolojileri her boyuttaki makine ve sistemi hareket ettirebilir. Şirket yenilikçi bileşenlerin yanında müşteriye özel entegre otomasyon çözümleri ve hizmetleri geliştirmek için Mobil Uygulamalar, Makine Uygulamaları ve Mühendisliği ve Fabrika Otomasyonu pazar segmentlerindeki global uygulama deneyimini bir araya getirmektedir. Bosch Rexroth müşterilerine hidrolik, elektrikli tahrik ve kontrol, dişli teknolojileri ve doğrusal hareket ve montaj teknolojilerini tek kaynaktan sunmaktadır. 80’i aşkın ülkedeki lokasyonları ve globalde 29.500 çalışanıyla 2016 yılında yaklaşık 5 milyar avro ciro gerçekleştirmiştir.

Detaylı bilgi için:
www.boschrexroth.com.tr
adresini ziyaret edebilirsiniz.

Bosch Türkiye, ‘Mobilite Çözümleri”, ‘Enerji ve Bina Teknolojileri’, ‘Sanayi Teknolojileri” ile ‘Dayanıklı Tüketim Malları’ alanlarında faaliyet gösteren beş ayrı şirketi kapsamaktadır. Bosch Grubu, Türkiye’de ilk kez 1910 yılında kurulan bir temsilcilikle faaliyetlerine başlamış olup, ilk fabrikasını ise 1972 yılında Bursa’da kurmuştur. Bosch Türkiye, Nisan 2015 itibarıyla 14.672 çalışanı, 3,1 milyar avro cirosu ve 1,22 milyar avro’luk ihracatıyla teknoloji ve hizmetler alanında önde gelen tedarikçilerden biri olarak faaliyet göstermektedir. Bosch Türkiye Ar-Ge faaliyetlerini Bursa, Manisa, Tekirdağ’da yürütmektedir.

Daha fazla bilgi için:

www.facebook.com/BoschTurkey

twitter.com/BoschTurkey

Bosch Grubu, dünyanın önde gelen teknoloji ve servis tedarikçilerinden biridir. Dünya genelinde yaklaşık 390.000 çalışana sahiptir (31 Aralık 2016 itibarıyla). Şirket ön rakamlarına göre, 2016 yılında 73,1 milyar Avro'luk bir satış gerçekleştirdi. Faaliyetleri dört sektöre ayrılmaktadır: Mobilite Çözümleri, Sanayi Teknolojileri, Dayanıklı Tüketim Malları ve Enerji ve Bina Teknolojileri. Dünyanın önde gelen IoT şirketi olarak Bosch; akıllı evler, akıllı şehirler, ağa bağlı mobilite ve endüstri için yenilikçi çözümler sunmaktadır. Şirket; sensör teknolojisi, yazılım ve hizmet alanlarındaki tecrübesi ve kendi IoT bulutunu kullanarak müşterilerine; ağa bağlı, farklı alanları bir arada bulunduran ve tek bir kaynaktan elde edilen çözümler sunabiliyor. Bosch Grubu’nun stratejik amacı; inovatif ve heyecan uyandıran ürün ve hizmetleriyle ağa bağlı bir yaşam ve yaşam kalitesini dünya genelinde geliştiren yaratıcı çözümler sunmak. Kısacası Bosch, “Yaşam için Teknoloji” sunuyor.

Bosch Grubu, Robert Bosch GmbH ve 60'a yakın ülkedeki 450 bağlı kuruluşu ve bölge şirketinden oluşmaktadır. Satış ve servis ortakları dahil edildiğinde, Bosch'un global üretim ve satış ağı neredeyse dünyadaki tüm ülkeleri kapsamaktadır. Şirketin gelecekteki büyümesinin temeli, yenilikçi gücüdür. Bosch, dünya genelinde yaklaşık 120 lokasyonda araştırma ve geliştirme alanında 59.000 çalışana sahiptir. Şirket, "Hassas Makine ve Elektrik Mühendisliği Atölyesi" olarak 1886 yılında Robert Bosch (1861-1942) tarafından Stuttgart'ta kurulmuştur.

Robert Bosch GmbH'nin özel sahiplik yapısı, şirketin uzun vadede planlama yapmasını ve geleceğini koruma üzere önemli yatırımları yapmasını mümkün kılarak Bosch Grubu'nun girişimci özgürlüğünü garanti eder. Robert Bosch GmbH'nin yüzde doksan iki hissesi, bir vakıf olan Robert Bosch Stiftung GmbH'ye aittir. Oy haklarının büyük bir çoğunluğu, bir endüstriyel tröst olan Robert Bosch Industrietreuhand KG'de bulunmaktadır. Girişimci sahiplik görevleri, tröst tarafından yürütülmektedir. Geri kalan hisseler Bosch ailesine ve Robert Bosch GmbH'ye aittir.

Daha fazla bilgi için:

www.bosch.com

www.iot.bosch.com

www.bosch-press.com

twitter.com/BoschPresse