Bu web sitesinin tam işlevselliği için çerezlere ihtiyaç duyulmaktadır. Lütfen çerezleri etkinleştirin ve tarayıcınızı yenileyin. Yenilendikten sonra, çerez yönetimi metin kutusu gösterilecektir.

Bu web sitesi, işlevsellik, yardım ve istatistik nedenleriyle çerezleri kullanmaktadır. Bu ayarı istediğiniz zaman "ayarları değiştir" i tıklayarak değiştirebilirsiniz. Bu çerezleri kullanmayı kabul ederseniz lütfen "Evet, Kabul ediyorum" düğmesine tıklayın. Gizlilik politikamız

Bosch araç kokpitlerini sadeleştiriyor

Dijital ekranlar ve sesli kontrol asistanları sürüşte devrim yaratıyor

HMI ile sürüş deneyimi yeniden keşfediliyor. Akıllı kumanda merkezi: Sürücü otomobil fonksiyonlarını sesli komutlarla ve haptik geri bildirimli dokunmatik ekranla kontrol ediyor. Kokpitte Yapay Zeka: HMI ileriyi düşünerek bilgileri gerçek zamanlı olarak önceliklendiriyor. HMI’ın tamamını merkezi bir kokpit bilgisayarı kontrol ediyor

 
 
 

11/01/2018 | Türkiye | Ürün Haberleri

Hildesheim, Las Vegas – Dokunmatik ekranlar, el yazısı tanıma ve hareket kontrolü yıllar içinde yol güvenliğinden ödün verme pahasına mekanik tuşlarla anahtarların yerini almakta. Çünkü navigasyon sistemi, araç içi bilgisayar menüsü veya radyo kumandası dikkat dağıtıyor. Bosch Las Vegas’taki CES 2018’de sürücülerin sürüşe konsantre olmalarına olanak tanıyan akıllı kokpit teknolojisini sergiliyor. Bakışlar olması gereken yere, yani yola odaklanacak. Bosch Car Multimedia Başkanı Dr. Steffen Berns, “Kokpiti sadeleştiriyoruz. Modern araçlarda teknoloji ne kadar karmaşık olursa, kumanda sistemlerinin de o kadar basit ve sezgisel olması gerekiyor.” dedi. Yapay zeka insan-makine arayüzünün (HMI) ileriyi düşünen bir kumanda merkezine dönüştürülmesine yardımcı oluyor. Berns, “Yapay zekalı ilk işlevsellikler HMI’ya sürücü, araç ve ortam hakkında değerli bilgiler sağlıyor. Bu da herhangi bir sürüş durumunda ekranlarla kontrollerin proaktif biçimde ayarlanmasına olanak tanıyor.” diyerek sözlerine devam etti. Bosch aynı zamanda otonom sürüş için de bu bilgileri kullanıyor. HMI burada da insanlarla araçlar arasında optimal etkileşim sağlayacak merkezi unsur işlevini üstleniyor.

Dikkati dağıtmadan HMI’nın kullanılması

Allianz Center for Technology’e göre Almanya’da sürücülerin yüzde 63’ü sürüş sırasında navigasyon sistemlerini kullanıyor, yüzde 61’i radyoda istasyon değiştiriyor ve yüzde 43’ü araç içi bilgisayarlardaki karmaşık menülerde arama yapıyor. Bunlar gibi dikkat dağıtıcı unsurlar kazaların en sık görünen nedenlerini oluşturuyor. Berns, “Bizim işimiz HMI’yı her durumda güvenilir bir yol arkadaşı yapmak,” diyor. HMI’ın özündeki, doğal konuşmaya tepki veren ses kontrollü asistanı şiveleri bile anlayabiliyor. Doğal dilde anlama (NLU) sayesinde sürücüler asistan Casey ile tıpkı bir yolcuyla konuşur gibi konuşabiliyorlar. Casey’nin bir başka özelliği de ileriyi düşünebilmesi. Yapay zeka sayesinde günün saatine bağlı olarak gidilebilecek olası destinasyonları öngörebiliyor; ya da radyoyu açması istenirse sürücünün örneğin sabahları haber ve akşamları müzik dinlemek gibi tercihlerini biliyor.

Dijital göstergeler sürüşü daha güvenli hale getiriyor

Duyusal girdilerin yüzde 90’ını görerek algılarız. Bu da sürücüler olarak, önemli bilgilerin doğru zamanda doğrudan görme alanımızın içinde olmasını gerektirir. Dijital göstergeler kokpiti ele geçiriyor. Günümüzde bu yalnızca hıza, rpm’ye ve km’ye bakmaktan daha fazlası anlamına geliyor. Akıllı öğrenme algoritmaları, içeriği filtreleyip önceliklendirebiliyor. Yollar kaygansa sürücüler doğrudan derhal görme alanlarının içinde bir uyarı alırken, açık olan radyo istasyonu gibi daha az önemli bilgiler bir başka ekrana geçirilir. Bu da sürücünün dikkatini yola toplamasına yardımcı olur. Dokunmatik ekranlarla merkezi kumandaların bilgi-eğlence sistemlerinin, havalandırmanın ve radyonun çalıştırılmasında bir dezavantajı vardır: Sürücünün kumandalara dikkatli bakmasını gerektirir. 50 km/s hızda sürücü gözlerini iki saniye yoldan aldığında araç 30 m ilerleyecektir; otoyolda 120 km/s hızla giderken bu nesafe 60 m’nin üstüne çıkar. Bu da körü körüne sürmek demektir. Berns konuyla ilgili olarak, “Haptik geri bildirimli otomobil ekranları yayılacak. Bunlar her tür işlevselliğin, örneğin radyo ve telefon fonksiyonlarının daha rahat, daha hızlı, daha basit ve en önemlisi de daha güvenli çalıştırılabilmesine olanak tanıyor.” dedi. Dokunmatik ekranda gösterilen tuşlar gerçek tuş gibi hissediliyor. Bu şekilde, kullanıcı haptik ekranda ses düzeyini sanki gerçek tuşlarla ayarlıyormuş gibi hissediyor. Bu sayede sürücüler bakışlarını daha uzun süre yolda tutabiliyorlar.

HMI merkezi bir kokpitten kumanda ediliyor

Ekranlar, bilgi-eğlence, ses kontrolü: İleri kokpit teknolojisinin bir sonucu da işlem gücüne, donanıma ve araç içi ağların mimarisine yönelik taleplerin artması. Halen üretilen araçlarda ekranları ve elektronik cihazları 5, 10 veya en fazla 15 elektronik kontrol ünitesi yönetiyor. Tüm ekranlarda koordine bilgilerin görüntülenmesi içinse daha fazla işlem gücü gerekiyor. Bosch gelecekte tüm HMI’yı bir kokpit bilgisayarı aracılığıyla çalıştıracak ve tek bir merkezi işlemciye daha fazla işlevsellik ekleyecek. Bu da bilgi eğlence sisteminin, cihazlar kümesinin ve diğer göstergelerin yakınsanıp senkronize olmasını sağlayacak ve herhangi bir bilgi belli bir zamanda aracın herhangi bir yerinde kullanılabilecek, yönetilebilecek, ya da görüntülenebilecek. Berns, “Bu araçlarla sürücülere ve yolculara aracın her yerinde havalandırmayı ayarlamak, navigasyon sistemini kontrol etmek, ya da radyo istasyonlarını değiştirmek için hemen hemen sınırsız olanaklar sağlanacak,” diyor. Ayrıca kontrol ünitelerinin sayısının azaltılması yeni araç geliştirmek için gereken süreyi de kısaltacak. Gelecekte kablosuz güncellemeler sayesinde kokpit bilgisayarıyla buna bağlı olarak tüm HMI akıllı telefonlar için kullanılan basit bir işlemle güncel tutulacak.

Detaylı Bilgi İçin:

Nuray Sağlam, Bosch Türkiye Kurumsal İletişim

0 (216) 432 01 32
nuray.saglam@tr.bosch.com

Ela Belül / Ünite İletişim

0 (212) 272 93 13
ela.belul@unite.com.tr

www.unite.com.tr

Bosch Türkiye, ‘Mobilite Çözümleri”, ‘Enerji ve Bina Teknolojileri’, ‘Sanayi Teknolojileri” ile ‘Dayanıklı Tüketim Malları’ alanlarında faaliyet gösteren beş ayrı şirketi kapsamaktadır. Bosch Grubu, Türkiye’de ilk kez 1910 yılında kurulan bir temsilcilikle faaliyetlerine başlamış olup, ilk fabrikasını ise 1972 yılında Bursa’da kurmuştur. Bosch Türkiye, Nisan 2015 itibarıyla 14.672 çalışanı, 3,1 milyar avro cirosu ve 1,22 milyar avro’luk ihracatıyla teknoloji ve hizmetler alanında önde gelen tedarikçilerden biri olarak faaliyet göstermektedir. Bosch Türkiye Ar-Ge faaliyetlerini Bursa, Manisa, Tekirdağ’da yürütmektedir.

Daha fazla bilgi için:

www.facebook.com/BoschTurkey

twitter.com/BoschTurkey

Bosch Grubu, dünyanın önde gelen teknoloji ve servis tedarikçilerinden biridir. Dünya genelinde yaklaşık 390.000 çalışana sahiptir (31 Aralık 2016 itibarıyla). Şirket ön rakamlarına göre, 2016 yılında 73,1 milyar Avro'luk bir satış gerçekleştirdi. Faaliyetleri dört sektöre ayrılmaktadır: Mobilite Çözümleri, Sanayi Teknolojileri, Dayanıklı Tüketim Malları ve Enerji ve Bina Teknolojileri. Dünyanın önde gelen IoT şirketi olarak Bosch; akıllı evler, akıllı şehirler, ağa bağlı mobilite ve endüstri için yenilikçi çözümler sunmaktadır. Şirket; sensör teknolojisi, yazılım ve hizmet alanlarındaki tecrübesi ve kendi IoT bulutunu kullanarak müşterilerine; ağa bağlı, farklı alanları bir arada bulunduran ve tek bir kaynaktan elde edilen çözümler sunabiliyor. Bosch Grubu’nun stratejik amacı; inovatif ve heyecan uyandıran ürün ve hizmetleriyle ağa bağlı bir yaşam ve yaşam kalitesini dünya genelinde geliştiren yaratıcı çözümler sunmak. Kısacası Bosch, “Yaşam için Teknoloji” sunuyor.

Bosch Grubu, Robert Bosch GmbH ve 60'a yakın ülkedeki 450 bağlı kuruluşu ve bölge şirketinden oluşmaktadır. Satış ve servis ortakları dahil edildiğinde, Bosch'un global üretim ve satış ağı neredeyse dünyadaki tüm ülkeleri kapsamaktadır. Şirketin gelecekteki büyümesinin temeli, yenilikçi gücüdür. Bosch, dünya genelinde yaklaşık 120 lokasyonda araştırma ve geliştirme alanında 59.000 çalışana sahiptir. Şirket, "Hassas Makine ve Elektrik Mühendisliği Atölyesi" olarak 1886 yılında Robert Bosch (1861-1942) tarafından Stuttgart'ta kurulmuştur.

Robert Bosch GmbH'nin özel sahiplik yapısı, şirketin uzun vadede planlama yapmasını ve geleceğini koruma üzere önemli yatırımları yapmasını mümkün kılarak Bosch Grubu'nun girişimci özgürlüğünü garanti eder. Robert Bosch GmbH'nin yüzde doksan iki hissesi, bir vakıf olan Robert Bosch Stiftung GmbH'ye aittir. Oy haklarının büyük bir çoğunluğu, bir endüstriyel tröst olan Robert Bosch Industrietreuhand KG'de bulunmaktadır. Girişimci sahiplik görevleri, tröst tarafından yürütülmektedir. Geri kalan hisseler Bosch ailesine ve Robert Bosch GmbH'ye aittir.

Daha fazla bilgi için:

www.bosch.com

www.iot.bosch.com

www.bosch-press.com

twitter.com/BoschPresse